top of page

Şans eseri uzaya giden kedi Félicette’in hikayesi

ABD ve Sovyetler Birliği maymunları, köpekleri ve insanları uzaya gönderirken Fransızlar da uzay yarışına bir kedi göndererek katılmaya karar verdi.

30 Kasım 2025 06:00:00

Şans eseri uzaya giden kedi Félicette’in hikayesi

P- 1957’de Sovyetler tarafından uzaya yollanan köpek Laika, dönüşü olmayan bir göreve seçme şansı olmadan gönderilmişti. Eğitim süreçlerinden sensörlerle izlemeye kadar tüm hazırlıklara rağmen aslında hayatta kalması hiç planlanmamıştı. Resmi kaynaklar Laika’nın uzayda birkaç gün yaşadığını yazmıştı. Ancak bilindiği gibi yıllar sonra Laika’nın fırlatmadan yalnızca birkaç saat sonra aşırı ısınma nedeniyle öldüğü ortaya çıktı.

 

Bu olaydan 6 yıl sonra bu kez Fransa uzay yarışında sahne aldı. ABD ve Sovyetler Birliği maymunları, köpekleri ve insanları uzaya gönderirken Fransızlar da uzay yarışına bir kedi göndererek katılmaya karar verdi.

 

Félicette adlı kedi Fransız uzay programının bir parçası olarak tarihe geçen ilk ve tek uzay kedisi oldu. Paris sokaklarında yaşayan sıradan bir kedi iken bir anda insanlığın uzay macerasındaki en sıra dışı figürlerden birine dönüştü.

 

Aslında Félicette, uçuş için özel olarak seçilen 14 dişi kediden biriydi. Bu kedilerin her biri aylar boyunca dar alanlara, yüksek sese ve g-kuvvetine alıştırıldı. Bilim insanları, uçuş boyunca nörolojik aktivitelerini izlemek için kafataslarına elektrotlar yerleştirdi. Deney sırasında tepkilerini ölçmek amacıyla beyinlerine ve bacaklarından birine hafif elektriksel uyarılar uygulandı.

 

Şans eseri uzaya gitti

 

İşin altında yatan asıl gerçek bu görevin asıl sahibi Félix adlı başka bir erkek kediydi. Ancak Félix fırlatma gününde kaçınca, Félicette görevi devraldı.

 

Takvimler 18 Ekim 1963’te, Véronique AG1 roketiyle uzaya fırlatılan Félicette yaklaşık 130 mil (210 km) yüksekliğe çıktı. Uçuş sadece 13 dakika sürdü. Kapsül paraşütle güvenli bir şekilde yeryüzüne indi ve Félicette sağ salim kurtarıldı.

 

Ne yazık ki hikayenin sonu mutlu bitmedi. Félicette dünyaya indikten iki ay sonra, nörolojik verilerin detaylı incelenebilmesi için uyutuldu.

 

Hikayenin ilginç bir yanı da, uçuş öncesi sadece C341 diye adlandırılan kedinin, medyanın ona erkek olan Félix adını vermesiyle yanlış tanıtılmasıdır. Dişi olmasına rağmen pullarda ve kartpostallarda erkek kedi olarak gösterildi. Sonrasında araştırma merkezi CERMA, onun adını resmi olarak Félicette olarak düzeltti.

 

Félicette’in hikayesi, Laika’nın ardından bir kez daha bilimsel ilerlemenin etik sınırlarını tartışmaya açtı. Hayvanların zorla seçilmesi, stresli koşullarda tutulması ve hatta bazen ölümüyle sonuçlanan deneylerde kullanılması, bilimsel başarıların yanında büyük etik sorunlar ortaya çıkarıyor. Günümüzde deneylerde hayvanların korunması ve haklarının gözetilmesi çok önemli görülürken geçmişte bu canlıların yaşamları çoğunlukla ikinci planda kaldı. 

 

Sonuç olarak Félicette ve Laika gibi hayvanların hikayeleri, bilimin ilerlemesi ile etik sorumlulukların nasıl dengelenmesi gerektiğini gösteren önemli örneklerdi. Ancak burada en önemli soru, bilimsel ilerleme için yapılan deneylerde sınırların nerede olması gerektiğidir.

 

 

  • Instagram
  • X
  • Youtube

Copyright © patidio.com

Haber içerikleri kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz, kanuna aykırı ve izinsiz olarak kopyalanamaz, başka yerde yayınlanamaz.

bottom of page