Batmaz Sam: Gerçek bir kedi mi, denizci efsanesi mi?
II. Dünya Savaşı sırasında yaşandığı öne sürülen ve Batmayan Sam (Unsinkable Sam) adıyla bilinen bir kedinin hikayesi ise bu miti doğrular nitelikte.
31 Ocak 2026 09:00:00

P - Kedilerin dokuz canlı olduğuna dair inanış, bilimsel bir karşılığı olmasa da yüzyıllardır anlatılan en kalıcı hayvan mitlerinden biri. II. Dünya Savaşı sırasında yaşandığı öne sürülen ve Batmayan Sam (Unsinkable Sam) adıyla bilinen bir kedinin hikayesi ise bu miti doğrular nitelikte. Ancak bu hikaye, ne kadar etkileyici olsa da tarihsel açıdan ciddi belirsizlikler barındırıyor.
Bismarck iddiası: Hikayenin en tartışmalı başlangıcı
Sam, 1941 yılında Alman donanmasının en büyük savaş gemilerinden biri olan Bismarck’taydı. Mayıs 1941’de ilk ve tek operasyonu olan Operation Rheinübung için denize açılan Bismarck, HMS Hood’u batırdıktan kısa süre sonra İngiliz donanmasının yoğun saldırısı sonucu 27 Mayıs’ta Atlantik’te sulara gömüldü. Yaklaşık 2.100 kişilik mürettebattan yalnızca 115 kişi kurtuldu.
Saatler sonra enkaz arasında yüzen bir kedi fark edildi ve İngiliz destroyeri HMS Cossack tarafından denizden alındı. Ancak bu noktada hikaye, belgelerden ziyade anlatılara dayanıyor. Bismarck’a ait mürettebat listelerinde, hayatta kalan denizcilerin tanıklıklarında ya da çağdaş askeri raporlarda gemide bir kedi bulunduğuna dair doğrulanmış bir kayıt yer almıyor.
Oscar ismi ve HMS Cossack dönemi
HMS Cossack mürettebatının kediyi kurtardıktan sonra ona Oscar adını verdiği aktarılıyor. Bu ismin, Uluslararası Denizcilik İşaret Kodları’nda O harfinin denize düşen adam anlamına gelmesinden türetilmiş sembolik bir ad olabileceği düşünülüyor. Almanca yazımı olan Oskar’ın da zaman zaman kullanılması kedinin Alman kökenli olduğu varsayımını güçlendiren bir detay olarak sunuluyor.
Ancak Cossack’ın resmi gemi günlükleri de Oscar adlı bir kedinin varlığını açık biçimde doğrulamıyor. Buna rağmen anlatıya göre kedi, gemide aylarca konvoy eskort görevlerine eşlik etti.
‘Batmayan’ lakabının doğuşu
24 Ekim 1941’de HMS Cossack, Alman denizaltısı U-563 tarafından torpidolandı. Patlama geminin ön kısmının üçte birini kopardı; 159 denizci hayatını kaybetti. Hayatta kalan mürettebat HMS Legion’a tahliye edildi. Hasarlı Cossack’ın çekilmesi başarısız olunca gemi 27 Ekim’de Cebelitarık açıklarında battı.
Oscar’ın bu kazadan da sağ kurtulduğu iddiası, kedinin “Batmayan Sam” olarak anılmasına yol açtı. Ancak bu ikinci kurtuluşa dair de bağımsız ve çağdaş bir belge bulunmuyor.
Hikayenin üçüncü perdesi, uçak gemisi HMS Ark Royal’de geçiyor. (Ark Royal, Bismarck’ın batırılmasında rol oynayan uçakları taşıyan gemiydi.) 14 Kasım 1941’de U-81 denizaltısı tarafından torpidolanan gemi, yavaş yavaş alabora oldu ve battı.
Sam bu kazadan da ‘sağ’ çıktı. Hatta bir tahta parçasına tutunmuş halde buluduğu belirtildi. Buradan HMS Lightning’e ardından tekrar HMS Legion’a aktarıldığı söyleniyor. Ancak bu gemilerin her ikisi de daha sonraki yıllarda batmıştı. Bu yüzden Sam’in bu aşamalara gerçekten eşlik edip etmediği net değil.
Savaştan sonra: Karaya çıkan bir kedi
Bu hikayenin daha az tartışmalı kısmı Sam’in deniz kariyerinin Ark Royal’den sonra sona erdiği yönündeydi. Kedi, Cebelitarık Valisi’nin ofisine verildi. Ardından Birleşik Krallık’a gönderildi. Savaşın geri kalanını Belfast’taki Home for Sailors adlı denizci yurdunda geçirdiği ve yaklaşık 1955 yılında öldüğü aktarılır.
Sam’i temsil ettiği kabul edilen bir pastel portre, ressam Georgina Shaw-Baker tarafından yapılmış ve bugün Greenwich’teki Ulusal Denizcilik Müzesi koleksiyonunda yer alıyor. Ancak dolaşımda olan fotoğrafların en az iki farklı kediyi gösterdiği düşünülüyor.
Efsane ihtimali neden güçlü?
Birçok tarihçi ve araştırmacı, Batmayan Sam anlatısının doğruluğuna temkinli yaklaşıyor. Örneğin savaş muhabiri ve tarihçi Ludovic Kennedy, Bismarck’ın batışına dair kapsamlı anlatısında böyle bir olaydan hiç söz etmez. Ayrıca İngiliz gemilerinin, bölgede Alman denizaltılarının bulunması nedeniyle Bismarck enkazından çok sınırlı sayıda kişiyi kurtarabildiği de bilinen bir gerçektir.
Tüm bu tutarsızlıklar, tek bir olağanüstü kediden ziyade farklı gemilerde yaşamış birden fazla kedinin zamanla tek bir sembolik figürde birleştirilmiş olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.
Öte yandan II. Dünya Savaşı sırasında gemilerde kedilerin bulunması olağandı. Fare kontrolü kadar, mürettebatın morali için de önemliydiler.
Batmayan Sam’in hikayesi de savaş sırasında değil savaş sonrasında İngiliz basınında ve denizcilik çevrelerinde şekillenerek zamanla kolektif hafızada kalıcı bir efsaneye dönüşmüştü.
