Bir kasabanın tarihine damga vuran balina: Aydın
90’lı yılların başında Sinop’un Gerze ilçesine gelen ve önce bölge halkının, ardından tüm Türkiye’nin ve dünyanın sevgisini kazanan beyaz balina Aydın’ın hikayesi, kısa sürede uluslararası bir meseleye dönüştü.
25 Ocak 2026 09:00:00

P - 1990’lı yıllar deyince akla genellikle şarkılar, filmler, televizyon yüzleri gelir. Ama o dönemin hafızasında, sürpriz bir isim daha yer aldı: Aydın. Hayır, çocukluğumuzun “uzaklara bakma kuşum”u söyleyen şarkıcı Aydın değil. Bu Aydın, Gerze kıyılarında ortaya çıkmış, gazetelere manşet olmuş, televizyonlara çıkmış bir balinaydı.
90’lı yılların başında Sinop’un Gerze ilçesine gelen ve önce bölge halkının, ardından tüm Türkiye’nin ve dünyanın sevgisini kazanan beyaz balina Aydın’ın hikayesi, kısa sürede uluslararası bir meseleye dönüştü.
25 Ocak 1992 sabahı, Sinop’un Gerze ilçesine bağlı Gürzüvet (bugünkü Yenikent) mevkiinde balıkçılık yapan Mehmet İzmirli, denizde alışılmadık bir canlıyla karşılaştı. Yunusa benziyordu ama yunus değildi; çok daha iri, tamamen beyaz ve sırtında yüzgeci yoktu. Ne olduğunu anlayamayan İzmirli, ağlarını bırakarak kıyıya döndü ve gördüğü koca beyaz balığı diğer balıkçılara anlattı.
İnsanlarla sosyaldi
Haber kısa sürede yayıldı. Belediye Başkanı Dr. Durmuş Çetin bilgilendirildi. Bunun üzerine balıkçılardan Rıza Eyice, yanına Kemal Özdemir (Gerze’de Yat Kemal olarak biliniyordu) ve Yılmaz Akçaoğlu’nu alarak motorla denize açıldı. İdemli (Kuruçay) açıklarında beyaz balinaya ulaştılar. Balıkçılar, tirsi balıklarını suya atarak onu kıyıya doğru yönlendirdi ve balina, balıkları takip ederek Gerze Limanı’na girdi.
Balıkçı barınağının tanınmış simalarından olan Yat Kemal, bu büyük beyaz balinayı limanın herkesçe sevilen siması Aydın’a benzetti. Balinanın adı Aydın oldu.
Aydın kısa sürede limanı kendi evi belledi. İnsanlardan kaçmıyordu. Çocuklar başını okşuyor, balıkçılar onu besliyordu. Pullu balıkları yemiyor. Tirsi, uskumru ve kolyoz gibi pulsuz balıkları tercih ediyordu, balığı önce havaya atıp sonra başından yarısına kadar yutuyordu, kalanını üflüyordu. Kendisini görmeye gelenlere başını uzun süre sevdiriyordu, limanda saatler geçiriyordu.
Aydın’ın masrafları için banka hesabı açıldı
Kasabada gündelik hayat neredeyse durdu. Sabah gün doğmadan insanlar limana iniyor, Aydın’ı görmek için işlerini erteliyordu. Belediye Başkanı Dr. Durmuş Çetin, balinanın bakımını resmi olarak üstlendi ve Tarım Bakanlığı İlçe Müdürlüğü personeli Vehbi Uslu’yu bakıcı olarak görevlendirdi. Yemesi gereken balık miktarı günlük 60 kiloydu. Ancak Aydın’ı besleyen halk ve yetkililer ne yaptıysa da 40 kilo kadar balık Aydın’a verilebiliyordu.
Gerzeli balıkçılar kendi balıkları bittiğinde, Balık Hali’nden ceplerindeki tüm parayla balık alarak onu besliyordu. Aydın yeterli beslenebilsin diye ilçe halkının katkıda bulunduğu bir banka hesabı da açıldı.
Yetkililer bakımının uzmanlarca yapılmasını istese de Aydın’ın insanlarla kurduğu yakın ilişki bunu fiilen imkansız hale getirdi. Akşam yemeklerini çoğu zaman çocukların elinden yedi. Balıkçılar, ona zarar gelmesin diye liman çevresine ağ atmamaya başladı. Gerze’de Aydın’la oynamayan, onunla fotoğraf çektirmeyen neredeyse kimse kalmadığı söylendi.
Rusya Aydın’ın peşine düştü
Yapılan bilimsel incelemeler, Aydın’ın Beluga (Delphinapterus leucas) türü bir beyaz balina olduğunu ortaya koydu. Sinop Su Ürünleri Yüksekokulu’ndan öğretim üyesi Yaşar Tarakçı, balinanın yaklaşık 4,5 metre uzunluğunda olduğunu tespit etti. Belugalar normalde Arktik ve subarktik sularda yaşayan bir türdü; Karadeniz’de bulunmaları son derece sıra dışıydı.
Bu sorunun yanıtı kısa süre içinde diplomatik kanallardan geldi. Rus Büyükelçiliği, Aydın’ın o dönem Ukrayna sınırları içinde bulunan Sivastopol Limanı’nda, Rusya Bilimler Akademisi’ne bağlı Hayvanlar Evrim ve Morfolojisi Enstitüsü’nün araştırma havuzunda tutulduğunu açıkladı. Sivastopol’e Rusya ile Japonya arasından Kuzey Buz Denizi’ndeki Bering Boğazı’ndan getirilmişti.
1991’in Eylül ayında yaşanan şiddetli sel felaketi sırasında iki Beluga balinasının havuzdan kaçtığı, Aydın’ın bu balinalardan biri olduğu bildirildi. Diğer balinanın ise yolda öldüğü tahmin edildi. Onunla ilgili detaylı bilgiye ulaşılamadı.
İngiliz kaynakları ise farklı bir iddia ortaya attı. Buna göre Aydın, Kazachi Koyu’ndaki askeri bir tesiste canlı mayın taşıyıcısı olarak eğitilmişti. Bir asker olarak yetiştirilen balinanın rütbesi de 'Çavuş'tu. Gerçek adı Tishka idi ve sekiz yaşındaydı.
Aydın’ın ünü kısa sürede Gerze’yi aştı. Ulusal ve uluslararası basın ilçeye akın etti. Bilim insanları, çevre örgütleri ve yabancı heyetler Gerze’ye gelmeye başladı. İngiltere, Aydın’ı almak için Gerze Belediyesi’ne 25 bin pound teklif etti. Teklif hem Belediye Başkanı Durmuş Çetin hem de dönemin Başbakanı Süleyman Demirel tarafından reddedildi.
İngiliz bilim insanları, deniz suyu sıcaklığının 16 dereceyi aşması halinde Aydın’ın yaşayamayacağını savunuyordu. Kanada merkezli Dünya Hayvanları Koruma Derneği ise havuzlu bir uçak göndererek balinanın kuzey denizlerine taşınmasını önerdi. Rusya ve Ukrayna ise uluslararası hukuk gerekçesiyle Aydın’ın iadesini talep etti. Giderek artan bu baskılar, Gerze’deki atmosferi değiştirdi.
Rus yetkililer ağlarla Gerze’ye geldi. Aydın limanda çevrelendi, brandalarla gemiye alınmak istendi. Ancak bu girişim sonuçsuz kaldı. Kısa süre sonra Aydın, limandan ayrılarak doğuya doğru yüzmeye başladı.
Asıl müdahale 6 Nisan 1992’de gerçekleşti. Doğu Karadeniz’e ilerleyen Aydın, Giresun’un Espiye ilçesi açıklarında havuzlu bir Ukrayna gemisi tarafından yakalandı. Görgü tanıklarına göre balinanın başından kement geçirildi. Aydın kuyruğundan sıkıştırıldı ve bilimsel standartlardan uzak bir yöntemle geminin havuzuna alındı. Hatta bu sırada yaralandığı iddia edildi. Haber, Gerze’de ve Türkiye genelinde büyük bir üzüntü yarattı.
Aydın’ın Gerze’ye vedası
Ancak hikaye burada sona ermedi. 14 Nisan 1993’te Aydın bir kez daha kaçmayı başardı ve Gerze kıyılarına geri döndü. Bu dönüş, kendi başına yaşayamaz ve sıcak sularda tutunamaz iddialarına açık bir yanıt olarak yorumlandı. Kasabada bayram havası yaşandı.
Bu ikinci dönem uzun sürmedi. Aydın, doğal ortamda yeterince avlanamıyor, zaman zaman balıkçı ağlarına zarar veriyordu. Sık sık ortadan kayboluyor, uzun süre kendisinden haber alınamıyordu.
Aydın, son kez 18 Temmuz 1993’te Gerze Festivali’nin başladığı gün limana geldi. En kalabalık anda ortaya çıkarak insanlara başını sevdirdi. Limanda birkaç tur attı ve ardından gözden kayboldu. O an bunun bir veda olduğu anlaşılmamış olsa da Aydın, o günden sonra bir daha hiç görülmedi.
Gerze Limanı’nın girişine Aydın için bir heykel dikildi. Heykele onun hikayesi yazıldı. Ancak yıllar içinde heykel yerinden kaldırıldı ve yazılar söküldü. Bugün Gerze’de Aydın’ın izleri büyük ölçüde silinmiş durumda.
