Çiko: Barınakta titremekten yorulmuş bir beden
Bir buçuk yıl önce onu Hatay'dan gelen o görüntülerle tanımıştık. Barınak kafesinin köşesinde korkudan tir tir titriyordu. Çiko barınaktan çıktı. Bir pansiyona yerleştirildi. Ve herkes rahat bir nefes aldı: "Nasılsa kurtuldu." Sonra hayat devam etti. Ama Çiko için etmedi.
7 Haziran 2026 09:00:00

P - Bir buçuk yıl önce onu Hatay'dan gelen o görüntülerle tanımıştık. Barınak kafesinin köşesinde korkudan tir tir titriyordu.
Herkes üzüldü. Herkes "Çiko kurtarılsın" dedi. Ve kurtardık da. Ama sonra ne yazık ki çok tanıdık bir şey oldu. İnsanlar acıyı da, gündemi de çok hızlı tüketiyor.
Çiko barınaktan çıktı. Bir pansiyona yerleştirildi. Ve herkes rahat bir nefes aldı: "Nasılsa kurtuldu." Sonra hayat devam etti. Ama Çiko için etmedi.
1,5 yıl bekledi
O dört duvar arasında günler geçti. Haftalar geçti. Aylar geçti. Biz ara ara paylaştık. Hatırlattık. Seslendik. Ama kimse dönüp bakmadı.
Tam bir buçuk yıl boyunca hatırlanmayı bekledi. Sonra bir gün biri çıktı ve: "Ben geçici yuvası olacağım" dedi.
İşte her şey o gün değişti. Çiko ilk kez bir eve girdi. İlk kez bir koltukta uyudu. İlk kez oyun oynadı. İlk kez gerçekten yaşamaya başladı. İnsanlar onun mutlu hallerini gördü. Onu tanımaya başladı. Ve Çiko görünür oldukça hikâyesi de görünür oldu.
Meğer biz onu hiç tanımıyormuşuz. Meğer Çiko sadece korkmuş bir köpek değilmiş. Dokuz yavrusu varmış. Dokuzunu da zehirlemişler, kaybetmiş. Kendisi de zehirlenmiş. Ölümün kıyısından dönmüş. Yavrularını kaybettikten sonra yalancı gebelik yaşamış. Yaşadığı travmalar onu bambaşka bir yere sürüklemiş. Ve sonunda yolu barınağa düşmüş.
'Geçici yuvalık sadece bir canı korumak değil, onu görünür kılmaktır'
Biz bütün bunları, Çiko mutlu olmaya başladıktan sonra öğrendik. Çünkü insanlar onun acısına değil; hayata yeniden tutunuşuna bağlandı.
Bugün binlerce insan Çiko'yu tanıyorsa bunun nedeni, onu barınaktan çıkarmamız değil. Birinin ona geçici yuva olması. Çünkü geçici yuvalık sadece bir canı korumak değildir. Onu görünür kılmaktır. Onun hikâyesinin duyulmasını sağlamaktır. Onun yeniden hayata karışmasına izin vermektir.
Çünkü bazen bir hayatı değiştiren şey sonsuza kadar açılan bir kapı değildir. "Bir süre benimle kal" diyen bir kalptir.
