Denizcilerin yol arkadaşı: Pelorus Jack
Yeni Zelanda'da gemilere eşlik etmesi ile ünlü olan daha sonra yasa ile koruma altına alınan ilk deniz canlılarından biri olan Pelorus Jack'in hikayesi, aradan geçen yıllar sonra bile bizlere yol göstermeye devam ediyor.
7 Şubat 2026 09:00:00

P - 19. yüzyılın sonlarında Yeni Zelanda’da seyreden gemiler, French Pass’e yaklaştıklarında alışılmadık bir manzarayla karşılaşıyordu. Her seferinde aynı yunus, aynı noktada ortaya çıkıyor ve gemilere eşlik ediyordu. Pelorus Jack adıyla bilinen bu yunus, yıllar içinde denizcilik tarihinde olduğu kadar hayvanların korunmasına ilişkin hukuki süreçlerde de sıra dışı bir yere yerleşti.
Yeni Zelanda sularında nadir görülen Risso yunuslarından biri olan Pelorus Jack, adını Marlborough Boğazları’ndaki Pelorus Boğazı girişinde teknelerle buluşmasından aldı. İlk kez 1888 yılında, Nelson’a giden bir buharlı gemiye eşlik ederken kayıt altına alındı. Bu tarihten sonra yaklaşık 24 yıl boyunca Wellington ile Nelson arasındaki hatta seyreden gemilere düzenli biçimde eşlik ettiği gözlemlendi.
Tehlikeli geçidin rehberi
Pelorus Jack’in eşlik ettiği rota, denizciler açısından bölgenin en riskli noktalarından biri olan French Pass’i kapsıyordu. D’Urville Adası ile anakara arasında yer alan bu geçitte akıntı hızı saatte yaklaşık 15 kilometreye kadar çıkabiliyordu. Gözlemler, Pelorus Jack’in Pelorus Boğazı girişinde gemilere katıldığını, French Pass’e kadar yüzdüğünü ancak geçidin içine hiç girmediğini ortaya koydu.
Yıllar boyunca Pelorus Jack’in davranışlarında belirgin bir değişiklik görülmedi. Yunusun çoğu zaman gemilerin hemen altında yüzdüğü, pruva dalgalarında ilerlediği ve belirli bir alanın dışına çıkmadığı rapor edildi. Bu tutarlılık, Pelorus Jack’in hikayesinin denizcilik kayıtlarına girmesinde etkili oldu.
Ünü tüm dünyaya yayıldı
Pelorus Jack, ilk yıllarda yerel halk tarafından “büyük beyaz balık” olarak adlandırıldı. Gri, beyaz ve krem tonlarındaki desenli vücudu nedeniyle yanlışlıkla albino sanılan yunus, 1895 civarında Pelorus Jack adıyla anılmaya başlandı. İsmin ilk kısmı Pelorus Boğazı’na, “Jack” ifadesi ise büyük deniz canlılarına bu adın verilmesine dayanan yerel geleneğe atıfta bulunuyordu.
Zamanla Pelorus Jack’in ünü bölgeyi aştı. Hikayesi gazetelerde, dergilerde ve seyahat yazılarında yer aldı. Aralarında Amerikalı yazar Mark Twain ve İngiliz deniz yazarı Frank T. Bullen’ın da bulunduğu pek çok ziyaretçi, Pelorus Jack’i görmek için Marlborough Boğazları’na geldi.
Öldürülmeye çalışıldı, halk tepki gösterdi
Ancak artan ilgi, güvenlik endişelerini de beraberinde getirdi. Dönemin kayıtlarına göre Wellington–Nelson hattında sefer yapan SS Penguin gemisinden Pelorus Jack’e tüfekle ateş açılmaya çalışıldı. Olayın nasıl gerçekleştiğine dair anlatımlar farklılık gösteriyor. Bazı tanıklıklar yunusun yaralandığını öne sürerken bazı kaynaklar kurşunun hedefe isabet etmediğini belirtiyor. Olayın ardından Pelorus Jack’in haftalarca ortadan kaybolduğu, bu sürede bölgede görülmediği kaydedildi. Daha sonra Cook Boğazı’nda yeniden ortaya çıkan yunus, önceki davranışlarını sürdürerek gemilere eşlik etmeye devam etti. Ancak dikkat çekici bir ayrıntı, Pelorus Jack’in ateş açıldığı iddia edilen gemiye bir daha yaklaşmaması oldu. Diğer gemilere eşlik etmeyi sürdüren yunus, söz konusu vapur French Pass’e girdiğinde bölgeden uzaklaştı.
Basında yer alan haberler ve artan tepkiler, dönemin yetkililerini harekete geçirdi ve Pelorus Jack’in korunmasına yönelik yasal düzenleme taleplerini hızlandırdı.
1909 yılında SS Penguin’in Cook Boğazı’nda kayal ıklara çarparak batması ve 75 kişinin hayatını kaybetmesi, yerel halk arasında Pelorus Jack’e yönelik saldırıyla ilişkilendirildi.
Koruma altına alındı
Bu olayların ardından Pelorus Jack’in korunmasına yönelik talepler gündeme geldi. 1904 yılında, Deniz Balıkçılığı Yasası kapsamında çıkarılan bir kararnameyle Pelorus Jack resmen koruma altına alındı. Dönemin mevzuatı foklar dışındaki deniz memelilerini açık biçimde kapsamasa da bu karar Pelorus Jack’i bireysel olarak koruma altına alınan ilk deniz canlılarından biri haline getirdi. Koruma kararı, yunusun kayboluşuna kadar iki kez yenilendi.
24 yaşında veda etti
Pelorus Jack, Nisan 1912’de ortadan kayboldu ve bir daha görülmedi. Dönemin kayıtları, yunusun Norveçli balina avcıları tarafından zıpkınlandığına dair iddialarla, yaşlılığa bağlı doğal bir ölüm ihtimali arasında farklı anlatımlar içeriyor. Bugün yapılan değerlendirmeler ise en az 24 yaşında olduğu tahmin edilen Pelorus Jack’in büyük olasılıkla doğal nedenlerle hayatını kaybettiğine işaret ediyor.
Simgesel miras
Pelorus Jack’in etkisi, ölümünden sonra da sürdü. Yunus, 20. yüzyılın başlarında Yeni Zelanda’da popüler kültürün simgelerinden biri haline geldi. Adına şarkılar yazıldı, çocuk kitaplarına konu oldu ve uzun yıllar boyunca Pelorus Jack adıyla satılan bir çikolata markası piyasada yer aldı. Aynı dönemde, “yasa ile korunan balık” ifadesinin kullanıldığı kartpostallar ve hediyelik eşyalar da yaygınlaştı.
Pelorus Jack’in anısına, French Pass’e bakan bir noktaya yunusu temsil eden pirinç bir heykel yerleştirildi. Bugün Cook Boğazı’nda sefer yapan Interislander feribotlarının logosunda da Pelorus Jack’e yer veriliyor.
