top of page

Diplomaside hayvana ‘lokum’ muamelesi

Hayvan diplomasisi Roma İmparatorluğu’ndan Orta Çağ Avrupa’sına kadar uzanan, tarih boyunca farklı medeniyetlerin kullandığı çok katmanlı bir araç.

5 Aralık 2025 16:00:00

Diplomaside hayvana ‘lokum’ muamelesi

P- Şubat 1972’de, Soğuk Savaş’ın en gergin dönemlerinden birinde, ABD Başkanı Richard Nixon Çin’e tarihi bir ziyaret gerçekleştirdi. Bu ziyaretin ardından Çin, ABD’ye iki dev panda gönderdi. Ling-Ling ve Hsing-Hsing. Bu pandalar, yalnızca iyi niyetin sembolü değil, aynı zamanda yeni bir diplomasi aracının yani panda diplomasisinin dünya sahnesine çıkışı oldu. Pandalar, hem siyasi buzları eritmek hem de Çin’in çevreye duyarlı imajını güçlendirmek için kullanıldı.

 

Ling-Ling ve Hsing-Hsing, 51 yıl sonra yani 2023’te Çin’e geri gönderildi. Böylece panda diplomasisinin yarım asırlık dönemi resmen sona erdi. Bu karar, sadece iki ülke arasındaki ilişkilere değil, aynı zamanda hayvanların diplomasi arenasındaki karmaşık rolüne dair önemli soruları gündeme getirdi

 

Hangi hayvanlar diplomatik araç olarak kullanıldı?

 

Hayvan diplomasisi, Çin’in panda örneğiyle sınırlı olmayan; Roma İmparatorluğu’ndan Orta Çağ Avrupa’sına kadar uzanan, tarih boyunca farklı medeniyetlerin kullandığı çok katmanlı bir araç. Hayvanlar, yüzyıllardır devletler arası ilişkilerde yumuşak güç unsuru olarak işlev gördü.

 

Osmanlı Padişahı IV. Mehmed, Avrupa krallarına gönderdiği asil kuşlarla yalnızca bir hediye sunmuyor, aynı zamanda siyasi mesaj iletiyordu. Japon İmparatoru Meiji’nin Batılı liderlere nadir köpek ırkları armağan etmesi de dostluk niyetinin sembolik bir ifadesi olmuştu.

 

Modern dönemde de benzer uygulamalar sürdü. II. Dünya Savaşı sırasında İngiltere Başbakanı Winston Churchill, posta güvercinlerini hem askeri hem diplomatik iletişimde kullanarak hayvanların çok yönlü işlevine dikkat çeken bir örnek bıraktı.

 

1961’de Sovyet lideri Nikita Kruşçev, ABD Başkanı John F. Kennedy’e uzay programının simge köpeklerinden Strelka’nın yavrusu Pushinka’yı hediye ederek Soğuk Savaş geriliminde beklenmedik bir diplomatik jest yaptı.


2010'lu yıllarda da devam etti

 

2018’de Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Çin ziyareti sırasında, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’e Cumhuriyet Muhafızları’na ait Vésuve adlı atı armağan etti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise farklı ülkelerden çok sayıda hayvan hediyesi aldı.

 

Sırbistan Devlet Başkanı Aleksandar Vučić’in verdiği 4 aylık İlirya çoban köpeği, Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov’un Karakachan cinsi köpeği ve Japonya’dan gelen Akita cinsi köpek bunlar arasında yer aldı. Almanya Şansölyesi Angela Merkel de 2014’te İsrail hükümetinden ülkeye özgü bir at hediye etmişti.

 

Türkiye’de de benzer örnekler yaşandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a 2015’te Sivas’ta Duman ve Yaman adlı iki Kangal yavrusu takdim edildi; 2018’de Sudan Devlet Başkanı Omar el-Beşir tarafından hediye edilen dört genç aslan yavrusu Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesi’ne yerleştirildi.


Ayrıca 2023’te Türkmenistan Devlet Başkanı Serdar Berdimuhamedov, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Türkmen Alabay cinsi bir köpek yavrusu hediye ederken, Erdoğan da kendisine bir Kangal köpeği armağan etti.

 

Bu hayvanlara ne oldu?

 

Bu hayvanların akıbeti farklı ülkelerde resmi koruma ve bakım altında şekillendi. Uzay programının simge köpeklerinden Strelka’nın yavrusu Pushinka, Beyaz Saray’da dört yavru dünyaya getirdi ve yaşamını orada tamamladı. Macron’a hediye edilen at Vésuve, Çin’de protokol atlı birliğine katıldı.

 

Putin’e verilen köpekler, Kremlin’in resmî bakımevlerinde koruma altına alındı. Türkiye’ye gönderilen Kangal ve Alabay köpekleri, Cumhurbaşkanlığı yerleşkesinde bakılıyor. Sudan’dan hediye edilen dört aslan yavrusu ise Gaziantep Hayvanat Bahçesi’nde yaşamlarını sürdürüyor.

 

Öte yandan yukarıdaki örnekler çoğaltılabilir. Özellikle hayvanların diplomasi aracı olarak kullanılması tartışmalara sahne oldu. Özellikle günümüzde, nesli tükenme tehlikesi altında olan hayvanların politik bir araç olarak kullanılması etik kaygılar ve hayvan hakları savunucularının eleştirileriyle karşılaşıyor. Hayvanların sadece sembolik nesneler olarak görülmesi, onların refahı ve korunması konusundaki endişeleri daha da artırıyor.

  • Instagram
  • X
  • Youtube

Copyright © patidio.com

Haber içerikleri kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz, kanuna aykırı ve izinsiz olarak kopyalanamaz, başka yerde yayınlanamaz.

bottom of page