Marmara’nın son sığınağı Tavşan Adası
Marmara Denizi’nde yaşamın hala direnebildiği nadir alanlardan biri olan Tavşan Adası için koruma çağrısı yükseliyor.
13 Mart 2026 09:00:00

P- Marmara Denizi çoğu zaman müsilaj, kirlilik ve aşırı avcılık haberleriyle anılıyor. Ancak İstanbul açıklarında, Tavşan Adası çevresinde suyun altında farklı bir tablo var. Mercan kolonileri, deniz çayırları ve genç balık sürülerinin bir arada bulunduğu bu alan, Marmara’da yaşamın hala direnebildiği nadir habitatlardan biri olarak öne çıkıyor.
2017 yılından bu yana yürütülen izleme ve restorasyon çalışmaları sayesinde bölgedeki ekosistemde toparlanma işaretleri görülmeye başladı. Bu sonuçlar, Marmara Denizi’nin ekolojik iyileşme potansiyelini gösteren kritik bir örnek. 2021 yılında Cumhurbaşkanlığı kararıyla Marmara Denizi’nin ilk ve tek “Kesin Korunacak Hassas Alanı” ilan edilen bölge için uzmanlar, güçlü bir yönetim planı ve düzenli denetim mekanizmalarının hayata geçirilmesini istiyor. Bugün WWF-Türkiye ve Deniz Yaşamını Koruma Derneği (DYKD), “Av Değil, Yaşam Alanı” kampanyasıyla Tavşan Adası’nın yalnızca kağıt üzerinde değil sahada da etkin biçimde korunması gerektiğini vurguluyor.
Koruma statüsü var, risk sürüyor
İstanbul açıklarında bulunan Tavşan Adası, 2021 yılında Cumhurbaşkanlığı kararıyla Marmara Denizi’nin ilk ve tek “Kesin Korunacak Hassas Alanı” ilan edildi. Bu statü, Türkiye’de deniz alanları için verilen en yüksek koruma kategorilerinden biri olarak kabul ediliyor. Ancak uzmanlara göre bu adım tek başına yeterli değil. Avcılık baskısı, denizel kirlilik ve artan insan faaliyetleri alanın kırılgan ekosistemi üzerinde risk oluşturmaya devam ediyor.
WWF-Türkiye Genel Müdürü Ömür Kula değerlendirmesinde şunları söylüyor.
“Tavşan Adası Marmara’nın son sığınaklarından biri ve Cumhurbaşkanlığı kararıyla ilan edilmiş ilk ve tek Kesin Korunacak Hassas Alan. Ancak koruma alanları yalnızca haritalar üzerinde çizilen sınırlar değildir. Doğru anlatılmadığında ve yeterince sahiplenilmediğinde etkili bir koruma sağlanamaz. Deniz Yaşamını Koruma Derneği ile bir araya gelerek bu bölgenin yaşam alanı olduğunun altını çizmek için yola çıktık.
Gerçek koruma, kurallarla, planlarla ve ortak bir iradeyle sahip çıkıldığında hayata geçer. Alanın en yüksek koruma statüsü, etkin yönetim planlarıyla desteklenmeli. Bu alan, yaşayan bir Marmara Denizi’nin geleceğinin garantisidir. O nedenle diyoruz ki: Tavşan Adası bir av alanı değil yaşam alanıdır. Yaşam alanları ise ancak sahip çıkıldığında yaşar.”

