Murphy: Boya kovasından pencere önüne
Kıştı. Hava buz gibiydi. O ise korkudan başını bile tam kaldıramıyordu. Kendine sığınacak yer olarak boş bir boya kovasını seçmişti.
23 Mayıs 2026 09:00:00

P - Yaklaşık 2,5 yıl önce bir kadın, kutuda taşıdığı bir kediyi, yaşadığım sokağa bırakıp arkasına bakmadan gitmişti.
O an belki birkaç dakika sürdü onun için. Ama o kedinin bütün hayatı o birkaç dakikada değişti. Çünkü dış dünyayı bilmiyordu. Diğer kedileri bilmiyordu. Korkunca nereye saklanacağını bile bilmiyordu.
Bildiği şeyler çok basitti aslında.: Bir koltuk, sıcak bir ev ve güvende uyuyabilmek. Bunların hepsi, o gün hepsi elinden alındı.
Evi olarak boya kutusunu seçti
Kıştı. Hava buz gibiydi. O ise korkudan başını bile tam kaldıramıyordu. Kendine sığınacak yer olarak boş bir boya kovasını seçmişti.
Saat başı gidip baktım ona. Diğer kediler yaklaşınca korkuyla siniyor, küçücük olmaya çalışıyordu.
Sanki görünmez olursa başına yeniden kötü bir şey gelmeyecekmiş gibi…
İnsan o an şunu fark ediyor: Bazı hayvanlar sokakta doğuyor ve oranın kurallarını biliyor. Ama bazıları için sokak, sadece korku demek.
Daha düne kadar sıcak bir evde uyuyan bir canın, ertesi gün hayatta kalabilmek için bir boya kovasının içine saklanması çok ağır geldi bana ve “Bu çocuk, bütün kışı kovasında nasıl yaşasın şimdi?” diye paylaştım onu. Gittim, onu kovasından çıkardım, klinikte korumaya aldım.O sırada çok güzel bir yuva da buldum.
Sokaklar onun için pencerenin arkasında kalan bir görüntü
İlk zamanlar hâlâ çok korkuyordu. Bir ses olsa irkiliyor, yaklaşınca tedirgin oluyordu. Ama zamanla yeniden rahat uyumayı hatırladı. Korkmadan yaklaşan bir eli hatırladı. Sevilmenin hâlâ mümkün olduğunu hatırladı.
Şimdi adı Murphy. Yeni evinde, kedi kardeşleriyle birlikte yaşıyor. Bir zamanlar korktuğu sokaklar, artık onun için sadece pencerenin arkasında kalan bir görüntü. Eskiden bir boya kovasının içinde uyuyordu. Şimdi güneş vuran pencere önlerinde uyuyor.
Bazen fotoğraflarını gönderiyorlar bana. Pencerenin önünde uyurken, karn ını açmış, korkmadan derin uyurken...
Ve ben her seferinde aynı şeyi düşünüyorum: Demek ki bazı mucizeler çok büyük şeyler değilmiş. Bazen bir canın, artık korkmadan uyuyabilmesiymiş.
