Yeni yılda havai fişek tartışması: Kuşların ölümüne değer mi?
Her yıl binlerce kuş, yeni yılda havaya atılan havai fişekler nedeniyle hayatını kaybediyor ya da yaralanıyor. Kuş gözlemcisi olan veteriner hekim Gökçe Coşkun "Bir anlık görsel şov için aynı gökyüzünü paylaştığımız canlıların hayata mal olmaya değmez" dedi.
21 Aralık 2025 09:00:00

P - Yeni yıla sayılı günler kaldı. Yeni yıl kutlanırken yaşanılacak coşkuya binlerce havai fişek de eşlik edecek. Ancak amacı sadece insanları eğlendirmek olan havai fişekler, her yıl binlerce kuşun da ölüm sebebi.
Havai fişeklerin kullanımı Hollanda gibi ülkelerde sınırlandırılmış durumda. Her yeni yıl öncesi havai fişeklerin özellikle kuşların hayatını kaybetmesine, sakat kalmasına ya da strese girmesine neden olduğuna yönelik haberler gündeme geliyor. Ancak bunlara rağmen hava fişeklerin Türkiye’de kullanımında herhangi bir sınırlama ya da yasak söz konusu değil.
Hatta kasım ayında CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Sultangazi’de yaptığı miting sırasında atılan havai fişeklerle ilgili “Bunu yapmayın, kuşa faydası yok, doğaya faydası yok” ifadeleriyle dikkat çekmiş, konu yeniden gündeme gelmişti.
Havai fişek kullanımının başta kuşlar olmak üzere hayvanlar üzerindeki olumsuz etkilerini kuş gözlemcisi olan veteriner hekim Gökçe Coşkun ile konuştuk.

‘Kuşlar için kıyamet senaryosu gibi’
Coşkun, havai fişeklerin kuşlar için ‘kıyamet senaryosu’ gibi olduğunu belirterek kuşların gösterdiği fiziki belirtilerle ilgili şu bilgileri verdi: “Gündüz aktif olan kuşlar geceyi uyuyarak, enerji tasarrufu modunda geçirirler. O ani patlama ve kör edici ışıkla birlikte vücutları 'akut stres tepkisi' verir. Kalp atışları dakikada yüzlerce kez artar (taşikardi), adrenalin seviyeleri tavan yapar. Bu panikle aniden havalandıklarında, karanlıkta yön duygularını tamamen yitirirler. 'Kör uçuşu' dediğimiz bu durumda binalara, reklam panolarına, ağaçlara veya birbirlerine çarparak kafa travmaları, kanat kırıkları ve iç kanamalar yaşarlar. Kliniğimize bazen şok halinde getirilen kuşlarda, dışarıdan yara görünmese bile aşırı strese bağlı kalp krizleri (kardiyak arrest) görüyoruz.”
‘Gökyüzü bir kutlama alanına değil, mezarlığa dönüşüyor’
Coşkun, havai fişek sonrası binlerce kuşun öldüğünü belirterek yakın zamanda Bulgaristan’da yaşanan bir örneği paylaştı. Buna göre Bulgaristan’da havai fişek kullanımı sonrası o bölgede 1007 kuş ölü, 31’i de ölmek üzere bulundu.
Bir diğer örnek de Hollanda’dan. Radar takipli bilimsel bir çalışma, yılbaşı gecesi atılan havai fişeklerle 40 bin kuşun panikle havalandığını tespit etti. Coşkun 2021 yılbaşında, İtalya’da yaşanan toplu kuş ölümlerini hatırlatarak “Yüzlerce sığırcık kuşunun caddelere düştüğü olayda yapılan incelemeler, ölümlerin zehirlenme değil, korkuya bağlı 'çarpma travması' ve kalp krizi olduğunu netleştirdi. Rakamlar bize şunu söylüyor: O gece gökyüzü bir kutlama alanı değil, bir mezarlığa dönüşüyor” dedi.
Sadece kuşlar değil, kedi, köpek, yarasa, kirpi…
Peki havai fişek kullanımında kuşları en çok etkileyen faktör hangisi? Ses, koku, ışık mı? Coşkun, bunun bir kombinasyon olduğunu belirterek en büyük tetikleyicinin ani akustik şov ve ışık patlaması olduğunu dile getirdi. “Kuşların işitme frekansları ve basınca duyarlılıkları bizden farklıdır. O patlama sesi, onlar için bir savaş alanının ortasında kalmakla eşdeğer” diye Coşkun, hava fişeklerin ortaya çıkardığı dumana da dikkat çekti:
“Havai fişekler yandığında havaya ağır metaller, kükürt ve partikül maddeler salar. Bu kimyasal sis, kuşların hassas hava keselerine dolarak solunum yetmezliğine yol açabilir. Yani önce ses ve ışıkla travma yaşıyorlar, hayatta kalanlar ise zehirli bir havayı solumak zorunda kalıyor.”
Havai fişekleri en çok kuşlara verdiği zarar üzerinden konuşuyoruz ancak diğer canlılar da yaşanan ses ve ışıktan olumsuz etkileniyor. Coşkun, kedi, köpek, yarasa, kirpi gibi pek çok hayvanının da hava fişek nedeniyle olumsuz durumlara maruz kaldığını ifade ederek şunları söyledi: “Biz veteriner hekimler her yılbaşında ve milli bayramlarda nöbetlerimizde 'titreme krizine girmiş' kedi ve köpekleri sakinleştirmekle uğraşırız. Evcil dostlarımızda saklanma, idrar kaçırma, kaçmaya çalışırken camdan atlama gibi travmatik davranışlar görüyoruz.
Sokaktaki canlar için durum daha vahim; gidecek yerleri yok. Ayrıca yaban hayatı sadece kuşlardan ibaret değil; kış uykusundaki yarasalar, kirpiler ve diğer memeliler de bu sesten etkilenip uyanabiliyor. Enerji depolamaları gereken kış ortasında uyanmak, onlar için ölümcül bir enerji kaybı demek.”
‘Bir anlık görsel şov için aynı gökyüzünü paylaştığımız canlıların hayatına mal olmaya değmez’
Havai fişeksiz kutlama mümkün mü? Bazı uzmanlar havai fişeklere alternatif olarak led ışık ya da drone gibi araçları öneriyor. Coşkun’a bu önerilerin doğa dostu olup olmadığını sorduk. Coşkun, önerilerin hava fişeklere göre daha iyi olduklarını ancak ‘tamamen zararsız’ denilemeyeceğini belirtti.
Coşkun bununla ilgili şu bilgileri verdi: “Evet, gürültü ve kimyasal duman yok; bu devasa bir artı. Ancak 'yapay ışık' (Light Pollution) kuşların biyolojisini etkileyen başka bir faktör. Araştırmalar, özellikle göç döneminde güçlü LED ışıkların kuşların yön duygusunu şaşırtabildiğini ve onları ışık kaynağının etrafında yorgun düşene kadar döndürebildiğini gösteriyor. Ayrıca geceyi gündüz sanıp, üreme döngülerine (sirkadiyen ritimlerine) zarar verebiliyoruz. Yine de çözüm basit: Drone ve ışık gösterileri göç yolları üzerinde yapılmazsa, ışıklar doğrudan gökyüzüne değil daha kontrollü açılarla yansıtılırsa ve mavi/beyaz soğuk ışıklar yerine kuşları daha az etkileyen amber/kırmızı tonlar tercih edilirse bu risk minimize edilir. Yani havai fişeğin 'kesin ölümcül' etkisine kıyasla, LED ve drone gösterileri 'yönetilebilir' ve çok daha medeni bir risktir. Hekim olarak tercihim kesinlikle bu yöndedir.”
Coşkun, “Bir anlık görsel şov için aynı gökyüzünü paylaştığımız canlıların hayatına mal olmaya değmez” diyerek sözlerine şunları ekledi: “Kuşlar, ekosistemin en önemli dişlilerinden biri ve şu an biyolojik çeşitlilik krizindeyiz. Türkiye gibi doğasıyla, kuş göç yollarıyla öne çıkan bir ülke de kutlamalarımızı 'öldüren' değil, 'yaşatan' yöntemlerle yapmalıyız. Havai fişek patlatmak yerine gökyüzünü izlesek, belki de o an orada süzülen bir baykuşun veya göçmen bir kuşun güzelliğini fark edebiliriz. Kutlama yapmak herkesin hakkı ama bu, başka bir canlının yaşam hakkını ihlal etmemeli.”
